Gayri Nizami Harp Konsepti-4 (09 Ocak 2009)

GAYRİ NİZAMİ HARP

KONSEPTİ-4

 

Gayri Nizami Harp Ortamı:

Gayri Nizami Harp (GNH), Ülkeleri işgale karşı korumak için TOPYEKÜN Savunma sisteminin bir gereği olarak, işgal vaki olan bölgelerde ve istilacı güçlerin gerisinde faaliyette bulunmak ve meşru devletin otoritesini hakim kılmak ve mütecavizin işgal ettiği bölgede otoritesini yıkmak amacıyla organize olmuş mahalli halk tarafından veya hedef ülkede mütecaviz ülkeye müzahir (taraftar) unsurlardan yararlanarak örtülü ve gizli harekât icra etmek amacıyla uygulanan bir harp türüdür.

 

GNH, nizami kuvvetlerin tamamen mağlup olup saf dışı kaldığında ülke sathında veya yenilerek geri çekildiğinde, düşman istilasına maruz kalan bölgelerde, işgale maruz kalan devletin meşru düzeninin (Anayasa, yasalar, merkezi ve mahalli idarî sistem ve teşkilâtı) istilacı tarafından yok edildiği durumda, daha önce teşkil edilmiş, eğitilmiş, donatılmış, ihtiyaç duyacağı silah ve malzemeleri muhtemel kullanma yerlerine depolanmış, mahalli halktan organize edilmiş birimler tarafından, nizami (düzenli) silahlı kuvvetlerin görevlendirdiği mukavemet komutanlıklarınca ve mahalli mukavemet liderlikler vasıtası ile sevk ve idare edilen, gizli ve örtülü hareket teknikleri kullanılarak uygulanan, Devletler hukuku ve Cenevre Sözleşmelerine göre meşru bir savunma ve harp şeklidir.

 

Kuvvetleri :

GNH’in Yer altı, Gerilla ve Yardımcı Kuvvetlerinden ve kesinlikle görevi için yeterli olandan fazlası hakkında bilgi verilmeyen mahalli personelden oluşan bir teşkilatı,

Başta psikolojik harp ve harekat olmak üzere, sabotaj, baskın, pusu, tahrip, suikast, kurtarma ve kaçırma, tedhiş, sokak hareketleri türü eylemlerden, ve gizli etkinliklerden oluşan harekat teknikleri,

Emniyete öncelik veren bir harekât konsepti,

Gizli ve özel yöntemlerle yürütülen bir irtibat sistemi bulunmaktadır.

Düzenli Ordunun bir unsuru olan Özel Kuvvetler de, başlıca görevi mahalli Gayri Nizami Harp Kuvvetlerini eğitmek ve onlara müşavirlik yapmak olmakla birlikte, GNH’in her faaliyet ve safhasında görev alabilirler. GNH’ te güvenlik ve emniyet bütün faaliyetlerin başında gelmekte, “önce emniyet sonra verim” prensibi bütün birimlerinde hayati öneme haiz olarak uygulanmaktadır. 

GNH, bir ülkedeki hakim otoriteye karşı uygulanan örtülü bir savaştır. Hakim otorite, işgalci ise yerli halk tarafından uygulanan GNH meşru bir mukavemet harekâtı; hakim otorite meşru devlet ise uygulanan GNH, gayri meşru bir ayaklanma olarak kabul edilmektedir. 

Ülkemizde modern anlamda GNH organizasyonu, Türkiye’nin NATO’ya girişini müteakip, Askerî Yardım Anlaşmaları çerçevesinde, Türkiye-ABD işbirliği ile 1955 yılında başlamıştır.

1967 yılından itibaren tamamen milli vasfa bürünen teşkilat, 1984-1986 döneminde kapalı kutu olma durumundan çıkarılarak, Özel Harple direk emir komuta bağlantısı olmayan Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına da tanıtılmaya, plan tatbikatı ve harp oyunlarında fonksiyonunu anlatmaya başlamış ve ilk yazılı GNH Konsepti 1986 yılında zamanın Genelkurmay Başkanı tarafından onaylanmıştır.

Mevcut Konsepte göre, GNH teşkilatının aktif hale getirilmesinin şartı, ülkemizin fiili düşman işgaline maruz kalmasıdır. Savaş ve işgal dışında GNH’in sefer personeline aktif görev verilemeyeceği, kendilerine görev tebliğ edilirken özellikle bildirilir. Gayri Nizami Harekat görevleri, düşman gerisinde ve sağ kalabilenler tarafından yürütülür.

GH Kuvvetlerinin sivil personeli, Seferberlik kanununa tabi, düzenli orduda sefer görevi planlanmayan, özel çağrı ile, barış zamanında eğitim faaliyetlerine, sefer durumunda da, işgal gerçekleşen bölgelerde aktif göreve başlayan yedek personeldir. Barışta da seferde de göreve alınmaları Bakanlar Kurulu Kararları ile mümkündür.

 

Personeli:

Gayri Nizami Kuvvetlerin seferi kadrosunu tespit, tetkik, göreve alma ve eğitme, uygulanacak GNH’in etkinliği için fevkalade önem arz etmektedir. Özellikle, ideolojik kadrolaşmanın ve inançlı insanların tasfiyesinin hat safhaya ulaştığı 28 Şubat döneminde seçilmiş olan , hem profesyonel hem de sefer personelinin karakter ve dokusu dikkate alındığında, bu kurumun bütün faaliyetlerinin mercek altında bulundurmasını Ülkenin istikrarı için hayati önem arz etmektedir. 

Gayri Nizami Kuvvetlerin sefer personeli; muvazzaf askerlik döneminde arkadaşları arasında temayüz etmiş, hem fiziki hem de ahlaki değerler bakımından örnek vasıflara sahip, liderlik nitelikleri bulunan, sivil yaşantısında çevresinde sevilip-sayılan, mesleğinde başarılı ve istikbal vaad eden kişiler ve teklif edilen görevi kabul edenler arasından seçilen ve görevde kaldıkları sürece de bu nitelikleri geliştirilen kişilerdir.

Yani, tahsilinin müsaade ettiği her kamu görevinde aranan ve girdiği mesleklerde zirveye tırmanmaya namzet olan kişilerdir.

Diğer bir ifade ile; siyasete girmek isteyenler, istedikleri partiden, parti kademelerinde genel başkanlık dahil görev alabilirler ve milletvekili olabilirler. Hukukçu ise hakim olabilir, hakim olunca da yüksek yargı kurumlarına seçilebilirler. Gazeteci ise, çok okunan ve aranan bir köşe yazarı olabilirler. Öğretim üyesi ise, dekan, rektör, YÖK üyesi gibi kademelere kolayca getirilebilirler. Esnaf veya sanayici ise, hem meşhurdurlar, hem de istedikleri meslek odası veya sivil toplum kuruluşu yönetiminde yer alabilirler.

Sözün özü her zaman ve her yerde aranan, nitelikli insanlara, bu görevler teklif edilir.

Sonraki yazımızda, hayali bir seneryo ile, yeni konsept ile nelerin yapılabileceğini somut olarak ortaya koyup, okuyucularımızla paylaşmak istiyorum. 05 Ocak 2009

Adnan Tanrıverdi

E.Tuğgeneral

ASDER Gnl.Bşk.

Paylaşmak ister miydiniz?

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn